Türkçe İngilizce

İNANÇ DOĞRU BİLİNDİĞİNDE BEREKET, YANLIŞ BİLİNDİĞİNDE FELAKETTİR.

İNSAN VE DİN

 

 EHLİ KAMİL iNSAN

 

Yüce Rabbimiz, bütün insanları aynı ortak değerlerle donatarak  en üstün varlık yani kainata halife olarak yaratmıştır. Eşref-i mahlukat olarak , mahlukatların en değerlisi olarak yaratmıştır. İnsanlara verdiği en büyük servetse akıldır. Bu bağlamda en kutsal vazife aklını doğru şekilde kullanarak kendisi için varedilen bu kainattan varlık amacına uygun tasarrufta bulunmak suretiyle kainatın hukukuna riayet etmek ve manevi değerleri gözetmektir.

 Maneviyat ve Marifet burada anahtar rol oynayan iki  temel kavramdır.Marifet yetenekli, çalışkan, üretken, yararlı insandır.  Maneviyat ise, doğru inançı sevgiyi saygıyı muhabbeti, adaleti, dayanışmayı paylaşmayı,hayır, ve hizmeti bilen,nefsini aşmış yüksek ahlak sahibi olmayı yani bu nitelikleri kapsamaktadır. İşte burada  yüceliğin ve kemalatın sırrı ortaya çıkmaya başlar.

 Bu değerlerle donanan Ehli kamil bir alimin en belirgin vasfı bir mum gibi kendini eritmek pahasına bile olsa aydınlatmayı, rehberlliğiyle maneviyatı ve ittifakı tesis etmeye yönelik olan azmini her zaman ortaya koyabilmiş olmasıdır.

 

CAHİL İNSAN

 

 

Tüm kainatın, insanların ve toplumların nizamını, düzenini, bereket ve kardeşliğini bozan en başta cahillerdir. Cahiller bir şeyi bilmedikleri halde bilmediklerinin bile farkında olmayan unsurlardan ibarettir .

Manevi değerleri kendi işlerine geldiği gibi kullanan unsurlar aynı zamanda kulllanılmaya da en müsait zemini kendilerinde taşırlar. Bütün zalimler ve diktatörlerin insanlara yaşattıkları vahşetleri onların eliyle yapmaları bunun apaçık delilidir.

 Osmanlı Devlet’inin kurucularından Seyit Şeyh Edebali veciz beyanında güzel bir tespit yaparak cahillerle yaşamayı varlıktan yokluğa düşmekle eşdeğer tutmaktadır.

 Özellikle  Diplomalı cahiller vardır ki, bunlar mesleğinden başka bir şey bilmezler. Cahiller ,hırs,nefis, kibir içinde olanlar ve muhabbeti reddedenlerdir. Zalimlerin taşaronluğunu yapanlar, örf, adet gelenek ve diyalogdan uzaktırlar. Cahiller, kendisi gibi olmayan herkesi küçümser ve düşmanca görürler. Düzenbaz ve ideolojik cahiller bağnazlıklarıyla toplumdaki gelişmeyi  ve siyaseti  en çok zarar uğratan kimselerdir.

Genel hususiyetlerine baktığımızda karşımızda "kavga ve fitnede yarışan, aklı kullanmaktan öte kendi sığ düşüncesine ve nefislerine hapsolmuş kimselerdir.

  

ZALİM İNSAN

Zalimler ruh yapısı itibariyle nefsine tapmış hırs ve nefis ve kibir ruhlarını sarmış, manevi değerlerden yoksun, Allah korkusu taşımayan, gözleri aç kalbi ruhları boş maneviyattan yoksun yaratıklardır.

Tarih boyunca çıkarları için, insan katliamlarından tutun her türlü kötülüklerin menşei olmuşlardır . Onlar kendilerine en büyük düşman olarak ehli kamilleri görürler. En yakın dostları da çıkarları için kullandıkları cahillerdir.

Onlar ancak nefiste ve çıkarda yarışırlar.

 

 “ALLAH İNSANLARI ZALİMLERİN VE CAHİLLERİN ŞERRİNDEN KORUSUN”

 

DİN NEDİR?

Kainatı yaratan Yüce Rabbimiz her şeyi yerli yerinde yaratmıştır. Burada sorun herşeyi nizam içinde var eden, Yaradanın verdiği aklı kullanmayarak dünya nizamını bozanlara karşı meşale, pusula, görevinde hak yolunda intibak edilmesidir.

Bütün insanlar insan olarak aynı ortak değerlerle yaratılmıştır. İnsanların bu değerlere sahip olması için, Yaradan tarafından, kutsal kitaplar  ve peygamberler gönderilmiştir. Bu mukaddes emirleri doğru anlayarak riayet edenler, insanı insan yapan değerlerin tamamına sahip olmuş olurlar. Bütün dinlerin Kutsal kitaplarında ve  peygamberlerin mesajlarında muhabbet, sevgi, ilim, adalet,tevazu ,cömertlik,tasavvuf, istişare, dayanışma , paylaşma  gibi insanı insan yapan yüksek ahlak ve meziyetler yer almaktadır

Kainatın efendisi Hz Resullulah son peygamber olarak geldiği halde kendisinden önceki tüm peygamber ve kutsal kitapları hak saymıştır.

Kalplere sevgiyi yerleştirmiş , kardeşlik hukuku ile herkesin birbirleriyle kardeş olduğunu beyan ederek muhabbeti tasavvufu ve her türlü kültürü getirmiştir. Cehalete karşı ilimi, adaleti, muhabbeti getirmiştir.

Kirlilik  felaketinden insanları kurtarıp,  temizliği emretmiş ilk doğan çocukları kız olduğu için diri diri gömecek kadar canileşen bir topluma  kadın haklarını getirmiştir.

Köle pazarlarına, saltanata, ve zulme karşı günah ve suç olduğu için mücadele vermiştir. Bütün insan farklılıklarının hak olduğunu,  farklılıklara karşı olmak ve onları düşman görmek en büyük suç olduğunu ortaya koymuştur. İnsanların yücelik ölçüsünü takva yani maneviyat ve marifet olduğu gerçeğini ortaya koymuştur.

Hayırda ve sevgide yarışanların, saygınlığını ortaya koymuştur. İnsan hakkını, hayvan hakkını, tabiatın hakkını, Yüce Rabbimizin yarattığı tüm varlıkların hakkını hukukunu savunmuştur. Yüce Peygamberimizin sünnetini, bütün bu insanlığın kurtuluşunu müjdeleyen kurtuluş ışıklarının en doğru şekilde dünyaya taşıyan referans olarak gösterdiği Ehl-i Beyti olmuştur.

Bir inanç bir din bu değerlere aykırıysa, o asla peygamberlere gönderilen dinler değildir.

Peygamber efendimizden sonra İslam’ı bu değerlerden uzaklaştırmak isteyen Hariciler, Emeviler, ve özellikle bu çağda da Vahabiler,  din adına dinin tam tersini yaşamaktadırlar. Hz. Ali bir vecizesinde Emeviler için şöyle söylemiştir ; “ Onlar dinin tam tersi yaparak ceketlerini ters giyenlerdir.” buyurmuştur

İslam’ın bütün halifeleri Ehlibeyt evlatları, içtihat imamları, şairler, evliyalar, yazarlar, seyitler, Ehlibeyt cephesinde tarih boyunca beraber olmuşlardır.  Zalimler ve şer cepheleri tarih boyunca gerçek İslam’ı karalamak için, Peygamber efendimizden başlayarak, çağımıza kadar iftiralarla ayırım, katliamlar ve tuzaklarla büyük zarar vermeyi başarmışlardır.

Alevilik, Sunilik gibi mezhep olayları  İslam’ın içine sokulmuş kullanılan nifaklardır. Zalimler cahilleri kullanarak, tarih boyunca günümüze kadar acı olaylar yaşatmışlardır. Bugünde aynı tuzaklar devam etmektedir. Çünkü dünya nizamını bozan din kisvesi altındaki cahiller, ve dini saltanat ve çıkarları için kullanan zalimler olduğu sürece, insanlık huzur bulmada zorluk çekecektir. Din adına yaşadığımız katliamlar insanlığı dehşete düşüren İslam terörü olarak anılan, karanlık güçlerin yüce dinimize ne  kadar büyük zarar verdiği herkesin malumudur.   Halbuki Yüce dinimizde  ve bütün dinlerde olduğu gibi bir gönül kırmanın  dahi suç ve günah olduğu  kabul edilir.

Dinin siyasallaşması

 Din siyasallaşır ve ideolojilerse, saltanat zulüm ve çıkar aracı olarak kullanılırsa o din,  Allah’ın gönderdiği din değildir. Zalimlerin ve cahillerin  kendine göre yorumladığı dindir. Hz. Ali’nin Emevilere  dediği gibi; “Onlar  ceketlerini  ters giyenlerdir.” Yüce dinimizin saltanat zülüm aracı olarak kullanılması ve siyasallaşması en çok İslam toplumuna zarar vermektedir. İslam coğrafyasında son yirmi yılda din adına 14 milyon insan öldürülmüştür.

 1400 yıl önce sevgili peygamber efendimiz adaleti, eşitliği, evrensel insan haklarını ve demokrasiyi getirmiştir.  Ve bunu en saf ve temiz haliyle hiç bir beklenti ve çıkar olmaksızın insanlara sunmuştu. Bir hadisi şerifinde buyurduğu gibi ;”Zaman size değil, siz zamana uyacaksınız.” Yine başka bir hadiste de  “İnsanları sevmiyorsanız. Yaptığınız ibadet geçersizdir.”

Anadolu İslam argümanları, Yüce dinimizin doğru olarak, yaşanmasında en büyük örnek olarak görüyoruz. İslam’ın ve insanlığın bütün insani değerleri,  Anadolu’dan filizlenerek dünyaya yayılmıştır. Hoca Ahmet Yesevi, Hacı Bektaşi Veli,Mevlana ve Yunus Emre,  Anadolu’nun İslam’a gönül veren pusulalarıdır.

Dini hakikatiyle asıl kavrayanlar  marifet ve maneviyatla pişmiş Ehli Kamil insanlardır.  Ne yazık ki  kuru bilgi ve ezberle din bilinemez bu nedenle diplomalı cahiller, normal cahillerden değerlere daha çok zarar vermektedirler.

Nasıl ki cahil dindarlar, eksik ve yanlış bilgilerle, kendisi gibi olmayanlara düşmanlık  içindelerse inancı siyaset ve ideoloji olarak görenler de aynı konumdadırlar.

 Emperyalizmin ve Siyonizmin İslam coğrafyasında din adına,  zalimleri ve cahilleri kullanarak, büyük vahşetler yaratmaktadır. Bu şekilde yeni dünya savaşının zemini hazırlanmaktadır.

Bir zamanlar sağcılık, solculuk , ırkçılıkla birinci ve ikinci cihan harbini insanlara yaşattılar.  Bunları  halen savunanlar, çöpe atılmış, o ceketi sırtında   taşıyan cahillerdir.

  Din ayrımı, mezhep ayrımı, cinsiyet ayrımı, gibi yapılan tuzaklar, bu çağda halen kullanılmaktadır.  İnsanlığın yücelik ölçüleri bellidir.İnsanı insan yapan değerlere sahip olan, marifet ve maneviyatla yoğrulmuş, Ehli kamillere insanlığın barış, kardeşlik, ve kurtuluşu için büyük görev düşmektedir.  Hacı Bektaş-ı Veli hazretlerinin dediği gibi; “Belimde olan değil, yolumda olan evladımdır.”

50 yıldan beri, çok yönlü büyük bir tecrübeden gelen hem ulusal hem de uluslar arası düzeyde bir düşünür olarak, birçok şeyi keşfetme ve yaşama imkanına sahip oldum. Değerli Ozan Aşık Veysel’in dediği gibi;” Dava insanlık davasıdır.”

 Türkiye de,1925’de  Tekke ve Zaviyeler Kanunu’yla dergahları kapatılmış, İnanç kavramları karalanmış, yasaklanmış, yok sayılmıştır. Tasavvufumuz, kütürümüz ve  ortak temel değerimiz olan, Ehl-i Beyt  muhabbeti ve kavramları yasaklanmıştır. Yarım asırdan beri çağın en büyük din ve vicdan özgürlüğüne yapılmış yasak, karalama, itibarsızlaştırma, felaketin kaldırılması için çaba sarf etmekteyim. Siyasal varlıklarını o yasaklarda gören, ve onlara inkilap devrim kanunu diyen düzenbaz siyasetçilerin,  çıkar ekmeği olarak kullanıldığını görüyoruz.  

 Ak Parti döneminde iyi niyetle başlatılan Alevi- Bektaşi sorunlarının çözümlenmesi hususunda çalıştaylar düzenlenerek, büyük emekler sarf edildi. Hükümet adına Alevi çalıştaylarının öncülüğünü yapan,  Devlet Bakanı Faruk ÇELİK’in sonuç olarak yaptığı açıklamasıyla; Tekke ve Zaviyeler Yasası’nın en büyük engel olduğunu belirterek, kaldırılmasının şart olduğunu beyan etmiştir.

 Başbakan yardımcısı sayın Bekir Bozdağ’da Dünya Ehl-i Beyt Vakfı’nın Ankara da ki bir etkinliği onurlandırarak yaptığı konuşmasında, Tekke ve Zaviyeler Yasası’nın Anayasa’ya 12 Eylül Cuntası tarafından konulduğunu, 1925’te de sadece Medeni Kanunda yer aldığı belirtmiştir. “90 yıl önceki bir yasağı bugün halen savunmak, gaflettir, Ana Muhalefet partisi gelsin yarın bu yasağı kaldıralım. Dergahları ve yerleri Alevi- Bektaşi toplumuna iade edelim.” demiştir.

Bu öneri, Medya ve kamuoyunda büyük ilgi ve destek gördü. Ana Muhalefet  Partisi Genel Başkanına  basın tarafından soru yöneltildiğinde verdiği cevapta; “Tekke ve Zaviyeri Kaldırma gibi bir gündemimiz yoktur. Bizim gündemimiz Türk Hava yolları grevidir.”  demiştir.

Emperyalist ve Siyoniz’min gündemi İslam coğrafyasında  terör guruplarını kullanarak, İslam içi şiddet ve savaşların zeminini hazırlamaktadırlar. Hayatları boyunca toplumsal hiçbir hizmeti maneviyat ve marifeti olmayan düzenbaz siyasetçiler çıkar ve hırsı içinde olanlar bu tuzaklara katkı sağlamaktadırlar.

Din adına veya başka idelojik amaçlarla yaşanan bütün terörlerin insanlığa ve geleceğe büyük zararlar vermektedir. Bütün akl-ı selim ortak değerleri doğru bilen, bütün inanç kesimlerinin daha çok kucaklaşması ve birlikteliklerini güçlendirme zamanıdır.

Alevi’siyle, Sunisiyle bütün  inanç kesimlerinin, ahlaki ve evrensel değerleri ilke ve amaç edinmiş olan Dünya Ehlibeyt Vakfı’nın hizmetlerini, tarihi bir şans olarak görülmektedirler.  Hizmetlerimizde de vurguladığımız gibi; hak yolu birdir. Hakkın kutsal kitabı birdir. Peygamberimiz, ortak değerlerimiz, kültür ve tasavvuf ortak değerlerimiz birdir. Birlik ve kardeşliğimizin güçlenmesi için,kaderde, kıvançta, beraber eşit olmaktır.

 Çıkarları için insanları  ayrıştıranlar veya sorunların çözümlenmemesin de menfaat görenler ortak düşmanımızdır. Bu yolda insanlık için doğru hizmet edenlere ne mutlu.

“İnanç Doğru bilinirse Berekettir. Yanlış Bilinirse Felakettir. “

 

Allah Yar ve Yardımcınız Olsun.

 

Hz. Muhammed S.A.V ve Ehlibeyti’nin

 

Şefkati Üzerinizde Olsun.

 

 

“BELIEF IS A DIVINE GIFT WHEN IT IS KNOWN CORRECTLY, BUT IT IS A MISFORTUNE WHEN IT IS KNOWN INCORRECLY”

 

EHL-İ BEYT (COMPETENT AND PERFECT HUMAN BEING)

 

Our Almighty Lord has created all human beings as the most superiorbeing that is the caliph for the universe by equipping them with the same common values. He has been created as the most valuable of the creatures, as a noble living creature. The greatest fortune He has given to people is intelligence. In this context, the most sacred duty is to use the mind in the right way and to obey the rules of the universe and to pay regard to the spiritual values ​​by conducting suitably for the purpose of his existence of this universe made available for him.

Spirituality and ingenuity are two key concepts that play a key role here. Ingenuity is talented, hardworking, productive, beneficial human being. Spirituality involves sharing true beliefs, love, respect, friendly conversation, justice, and solidarity, and includes the qualities of being high moral proprietors, who know service and charity, and who have gone beyond the self. Here is beginning of the mystery of glory and the perfection.

The most remarkable quality of an ehl-i beyt, that is competent and perfectly enlightened person who has been equipped with these values is the fact that he has been able to put forward his determination to enlighten even at the expense of consuming itself as a candle and to establish the spirituality and alliance with his guidance.

                          

IGNORANT HUMAN BEING

 

These people are in the categorization of helpless and miserable people devoid of the values that make a man human being and are incapable of using the greatest wealth that has been given by God. By consuming a lifetime in pursuit of small interests, they carry out subcontracting of the cruel at all times.

The ignorant people are the first to break the order, system, blessings and brotherhood of the whole universe, of the people and societies. The ignorant people consist of elements that they are not aware of the fact that they do not know anything despite the fact that they do not know anything.

The elements that use spiritual values as they suit their interest also bear the background that is most suitable for being used. It is the most evident proof that all cruel and dictators conduct their savagery they make the people suffer with their hands.

 

Seyit Sheikh Edebali, one of the founders of the Ottoman State, makes a good determination in gnomic declaration and considers life equivalent to falling from the state of abundance to the state of non-existence.

In particular, there are ignorant people with diplomas who know nothing but their profession. The ignorant are those who are in greed, self-centeredness and arrogance, and they reject friendly conversation. Those who do the outsourcing of the oppressors are away from customs, traditions and dialogue. The ignorant ones belittle everyone who is not like them and they regard them as hostile. The ignorant ones who are tricky and ideologist are the ones who give the greatest damage to the development and politics of society with their bigotry.

When we look at general particulars, they are people "who compete in a fight and anincitement, who are trapped in their own shallow thoughts away from using their minds” in front of us.

 

CRUEL HUMAN BEING

 

The cruel ones are creatures worshipping the self in lieu of the nature of their souls, whose souls are full of greed, self and arrogance and devoid of spiritual values, who do not have any fear of God, greedy, empty of hearts and souls, lacking spirituality.

Throughout history, they have been the source of all kinds of evil, take human slaughter for example, for their own interests. They see ehl-i beyt, the competent and perfect human beings as their greatest enemies. Their closest friends are the ignorant ones they use for their interests.

They only compete in their self and interests.

 “MAY GOD PROTECT HUMANS FROM THE MALIGNITY OF THE CRUEL AND THE IGNORANT”

 

WHAT IS RELIGION?

Our Almighty Lord, who created the universe, has created everything in its native place. The problem here is the task of adapting in the right way of duty of a torch and a compass against the ones who break the world order by not using the wisdom that has been given by God who has made everything present in an order,

As humans, all people are created with the same common values. Holy Books and prophets were sent by the Creator for people to have these values. Those who observe these sacred orders by understanding them correctly will have all of the values that make man human. In the Holy Books of all religions and in the messages of the prophets there are high morals and virtues that make people human, such as friendly conversation, love, knowledge, justice, humility, generosity, Sufism, consultation, solidarity and sharing.

His Holiness, the Prophet of God who is the master of the universe considered all the prophets and holy books before him as right despite the fact that he came as the last prophet.

He has placed love in the hearts, and has declared that everybody is brothers with one another by law of brotherhood, bringing friendly conversation, mysticism and all kinds of culture. He has brought knowledge, justice, and friendly conversation against ignorance.

He saved the people from the catastrophe of contamination and ordered cleaning, bringing the rights of women to a society that has become such murdered that they buried the firstborn children alive because they were girls.

He struggled against slave markets, reigns, and persecution because it was a sin and a crime. He put forward the fact that all human diversity is right and being against differences and seeing them as enemies is the greatest crime. He put forward the fact that the measure of people's supremacy is devotion, that is, spirituality and ingenuity.

He has put forward the respectability of those who competed in benevolence and in love. He defended human rights, animal rights, the right of nature, and the rights and law of all beings created by our Almighty Lord. The Sunnah of our Almighty Prophet has become the Ehl-i Beyt, which he has shown as the reference that conveys the lights of liberation giving the good news for the salvation of all humanity to the world in the most accurate way.

If a belief or a religion is contrary to these values, it is not the religions that were sent to the prophets

The Outsiders, the Umayyads, and especially the Wahhabis in this age, who want to take Islam away from these values after our master Prophet, are living in the exact opposite of religion in the name of religion. In one of his sayings, his Holiness Ali said the following words with respect to Umayyads: "They are the ones who wear their jackets inside out, by doing the opposite of the religion."

All the caliphs of Islam, Ehl-i Beyt sons, court practice imams, poets, saints, writers, sayyids, have been together in history together on the Ehl-i Beyt front. The cruel ones and malice sides have succeeded in giving great harm in order to scandalize true Islam throughout history, with slanders, slaughters and traps beginning with our master Prophet.

Sectarian events such as Alevism, Sunnism are dissensions used by being put into Islam. The oppressors have been giving bitterly painful events throughout history through the use of ignorance. The same traps continue today, as well. Because human beings will find it difficult to find peace, as long as there are ignorant ones under the cover of religion that disrupts the world order and oppressors using religion for their reigns and interests, The massacres we have experienced in the name of religion are known to everyone as the terror of Islam, which has put humanity to horror, and how much damage the dark forces have done to our supreme religion. However, it is considered to be a crime and a sin to break even a heart, as in our supreme religion and in all religions

Politization of Religion

If religion is politicized and used as ideology, and if it is used as a means of reign, oppression and interest, that religion is not the religion that God sends. It is the religion that the cruel and the ignorant interpret in their own way. His Holiness Ali said to Umayyads; "They are wearing their jackets inside out." The use and politicization of our supreme religion as a means of reign and oppression is most damaging to the Islamic community. In the last two decades, 14 million people have been in the name of religionin Islamic geography.

1400 years ago, our beloved prophet master has brought forth justice, equality, universal human rights and democracy. And he presented it to the people in the purest and cleanest way without any expectation and interest. As he ordered in one of his hadith, "Time shall not adapt to you, but you will adapt to the time." Yet another hadith says, "If you do not love people. Your worship is invalid.”

We see Anatolian Islamic arguments as the greatest example of our supreme religion being observed correctly. All human values of Islam and mankind have sprouted from Anatolia into the world. Hoca Ahmet Yesevi, Hacı Bektaşi Veli, Mevlana and Yunus Emre are compasses of Anatolia who have set their hearts on Islam.

The people who have comprehended religion along with its truth are the competent human beings who have become perfect with ingenuity and spirituality. Unfortunately, religion cannot be known with dry knowledge and memorization, which is why ignorant ones with diplomas are more harmful to values than normal ignorant ones.

Just as the ignorant believers, with their missing and incorrect knowledge, are in animosity against those who are not like them, those who consider belief as politics and ideology are also in the same position.

Imperialism and Zionism have created great atrocities in the name of religion, using wrongdoers and ignorers in the geography of Islam. In this way the ground for the new world war is being prepared.

Once, they made humans experience the first and second world wars with the right wing, left wing and racism. Those who still defend them are those carrying those jackets on their backs which are thrown into the garbage.

Traps such as religion discrimination, sectarian discrimination, gender discrimination are still used in this age. The measure of the glory of man is definite. A great duty falls on the perfect human beings who have values that make man human, and who are kneaded with ingenuity and spirituality, for thepeace, brotherhood, and salvation of humanity. As Hacı Bektaş-ı Veli said: "It is not my son who is on my loin, but the one that is on my way."

Since 50 years, I have had the opportunity to discover and live many things as a thinker of both national and international level, coming from a vast multi-faceted experience. As precious Minstrel Aşık Veysel said, "The case is the human case."

 In Turkey, dervish lodges were closed in 1925 with the Law on Dervish Lodges and Islamic Monastries, faith concepts were defamed and banned, they were ignored. Our mysticism, our culture and our common core values, the Ehl-i Beyt conversations and concepts were forbidden. I have been making efforts for the abolition of the ban, defamation, disregard and disaster that have been made in the greatest freedom of religion and conscience for half a century. We see that deceitful politicians who saw their political existence in those bans and call them the law of revolution were used as means for profit. 

During the AK Party period, workshops that were initiated with good intentions were organized in order to resolve the Alevi-Bektashi problems and great efforts were made. With the statement made as a conclusion by the State Minister Faruk ÇELİK, who made the pioneering of Alevi workshops on behalf of the government, he stated that The Law on Dervish Lodges and Islamic Monastries is the biggest obstacle, stating that it is necessary to abolish it.

In his speech he made by bringing honor to an event of the World Ehl-i Beyt Foundation in Ankara, Mr. Bekir Bozdağ, Prime Minister's deputy, stated that the Law on Dervish Lodges and Islamic Monastries was put into the Constitution by the September 12th Junta and it was only in the Civil Code in 1925. "Defending a ban of 90 years ago is an unawareness, let the main opposition party come tomorrow and we will lift this law tomorrow. Let's return the dervish lodges and their places to the Alevi-Bektashi community. "

This proposal received great interest and support from the media and the public. In an answer he gave to the question asked by the press, the General Leader of the Main Opposition Party said, "We do not have an agenda like abolishing the Law on Dervish Lodges and Islamic Monastries. Our agenda is the Turkish Airlines strike."

The imperialist and Zionist agenda uses terror groups in the Islamic geography to prepare the ground for internal violence and wars in Islam. Those deceitful politicians who have no social servicespirituality and skill throughout their lives and those in greed and in pursuit of their interest are contributing to these pitfalls.

All the terrorsexperienced in the name of religion or for other ideological purposes give great harm to humanity and the future. It is time for all believers who know about their common values with good sense to embrace one another and to strengthen their unity.

Alevi and Sunni, all the sects of faith, consider the services of the World Ehl-i Beyt Foundation, which has adopted the principles and purposes of moral and universal values, as a historic opportunity. As we emphasize in our services; the right way is one. The sacred book of God is one. Our Prophet, our common values, culture and mysticism, our common values are one. To strengthen our unity and brotherhood, it is required to be equal together in fate, prosperity.

Those who discriminate people for their interests, or those who consider it an interest from not solving the problems, are our common enemy. Blessed are those who serve the humanity in this way

“Belief is a divine gift when it is known correctly, but it is a misfortune when it is known incorrectly. “

May God be Your Companion and Your Helper.

May the Compassion of His Holiness Muhammed S.A.V and Ehl-i Beyt Be Upon You.

May God be Your Companion and Your Helper.

May the Compassion of His Holiness

Muhammed S.A.V and Ehl-i Beyt Be Upon You.

 

Head of the World Ehl-i Beyt Foundation

Fermani ALTUN

 

 

 

 

Bu sitede yer alan tüm yazılı ve görsel materyaller www.ehlibeyt.org.tr sitesine ve site sahibine aittir. copyright © 2015 - 2018